Kharn

Marimba: Ayberk Garagon
Kontrbas: Aydın Balpınar
Tenor Saksafon: Özgün Tuncer
Keman: Seçil Işıksoy
Gitar: Mehmet Korkmaz
Trompet: Efe Gazi
Davul: Till Menzer
Piyano, Akordeon, Avedimba: Avedis Özdemir
Elektronikler: Avedis Özdemir

Kayıt ve Mix: Can Şeren, Avedis Özdemir, Can Akın
Mastering: Kıvılcım Konca

Kapak Tasarımı: Arel Demircioğlu
Kapak Fotoğrafı: Chiara Toso


Bu albümde İstanbul’u anlatmaya çalıştım. Fakat amacım bunu turist rehberlerinde olduğu gibi değil, bir şehir sakini olarak çok öznel bir bakış açısıyla yapmaktı . Tabii ki İstanbul benim için Boğaz, Kız Kulesi veya Haliç’ten oluşmuyor. Bu albümde lisans eğitimim sırasında yaşadığım hayatı ve yolculuğu tekrar canlandırmak istedim. Bakırköy’de yaşadığım o dönemde pek çoğunuzun da bildiği gibi ,Yenikapı şehrin aktarma merkezi haline geldi ve ben bir İstanbul Üniversitesi öğrencisi olarak hayatımın büyük bir kısmını Beyazıt’ta geçiriyordum.

İntro
Albümün açılış parçası olan bu parça zor bir günün öncesindeki hazırlık sürecini ele alıyor. Bunun simgesi olarak parçanın başında enstrümanların kendini bu albüme hazırlama seslerini duyuyoruz; akordeon körüğünün ve eklemlerinin sesleri, kemanın akort edilmesi gibi. Son olarak duyduğumuz öksürük sesi ise Yenikapı parçasında ritim veren vokalin kendi hazırlığını simgeliyor.

Yenikapı
Yenikapı ilçesi şehrin aktarma merkezi olduğu için bu albümde yer aldı. Yenikapı’nın bende uyandırdığı his için bir örnek vermek gerekirse, Goddfrey Reggio’nun Koyaanisqatsi filmindeki metro sahnesi çok uyumlu diyebilirim. Bu parçada kullandığım 14/8 ve 7/4 lük alışılmadık diyebileceğimiz ritimler ile bu istasyondaki olağandışı karmaşayı sese dökmek istedim. Sonlara doğru artan ritim ise yeni metronun istasyona yaklaştığının habercisi oluyor.

Beyazıt
Albümde ele aldığım ikinci ilçe olan Beyazıt benim hem üniversite yıllarımı geçirdiğim hem de bir yaz boyunca Kapalı Çarşı’da tişört satıcısı olarak çalıştığım bir ilçe. Beyazıt sizi bir tarafıyla büyülerken bazen de dehşete düşürebilecek bir ilçe izlenimi bırakıyor bende. Çünkü akşamları çöp ile kaplı sokakları, bu etkileyici tarihi çevre ve büyüleyici binalar ile büyük bir tezat oluşturuyor. Dolayısıyla semti bu iki yönü ile ele almaya çalıştım. Beyazıt’ı düşünürken aklıma gelen ‘kanalizasyon’ kelimesi, PVC borulardan inşa ettiğim enstrümanım Avedimba’yı yapmamdaki en büyük esin kaynaklarımdan biri oldu. PVC borular hem kanalizasyon için kullanılıyor, hem de çok güzel sesler üretiyordu, tıpkı Beyazıt’taki ikilem gibi.

Epilog
Bu parçayı bestelememdeki ilk amacım günlük hayatlarımızda yaşadığımız monotonluk hissini tekrar yaratmaktı. Parça çok sakin bir melodi ile başlıyor, ardından gelen arpejler müziğin parçalarını bir araya getiriyor ve sürekli kendini tekrar ederek monotonluk hissine vurgu yapıyor. Parça ilerlemeye devam ettikçe karşılaştığımız ani ritim değişiklikleri, doğum, ölüm, yas gibi hayatımız boyunca zaman zaman karşılaştığımız ve bizde büyük bir etki bırakan olayları simgeliyor.